1 Aralık Dünya AİDS Günü Güncelleme Tarihi: 29 Kasım 2019

1 Aralık Dünya AİDS Günü


    HIV (İnsan İmmun Yetmezlik Virüs), bulaşıcı bir virüs olup kişinin bağışıklık sistemi hücrelerine zarar vererek ciddi sağlık sorunlarına yol açan, Uygun tedavi yapılmaz ise hastalık çeşitli evrelerden geçerek ilerleyen ve AIDS (Kazanılmış İmmün Yetmezlik Sendromu) tablosuna yol açarak ölümcül olabilen bir hastalığa dönüşür. Dünyada ve ülkemizde HIV/AIDS (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü/ Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu); kişiden kişiye bulaşabilmesi, bireysel sonuçlarının ağır olmasının yanı sıra geniş kitlelere yayılabilmesi, sağlık ve sosyoekonomik açıdan yükünün ağır olması nedeni ile toplumsal sonuçları da büyük önem taşıyan halk sağlığı sorunlarından biridir. Dünyanın gelişen teknoloji ile giderek küçülmesi ve bütünleşmesi diğer bulaşıcı hastalıklara benzer şekilde HIV/ AIDS’in yayılımını da artırmaktadır.

    HIV/AIDS, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan bir tanesidir. Sinsi ilerleyen bir hastalık olan HIV/AIDS, hastalığa etken olan HIV virüsunün vücuda girmesinden 10-15 yıl sonra görülebilmektedir. Bugün Dünyada HIV ile enfekte olguların %95"inden daha fazlası Sahra altı Afrika, Güney ve Güney-doğu Asya’da bulunan gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır.

    Ülkemiz HIV/AIDS açısından hastalığın az sıklıkta görüldüğü ülkeler arasında yer almakla birlikte son yıllarda vaka sayılarında artış izlenmektedir. Bu nedenle ülkemizde her ne kadar bugüne kadar başarılı adımlar atılmış, etkisi ve kapsamı giderek güçlenen çalışmalar yürütülmüşse de HIV/ AIDS’in önlenmesi ve kontrolü için yapılması gereken pek çok faaliyet bulunmaktadır.

     HIV/AIDS  ile mücadelede en önemli sorun enfekte kişilerin belirlenmesinde yaşanan sıkıntılardır. Uygun tedavinin verilebilmesi ancak erken tanı ile mümkündür. Hastalıktan “Korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur. En sık görülen bulaşma yolu cinsel temasla olduğu için cinsel yolla bulaşmaya karşı korunma büyük önem taşımaktadır. Korunmada “tek çare tek eşliliktir” ve HIV’den korunmanın en etkin yolu  güvenli cinsel ilişkidir.

      Şüpheli durumlarda ise vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna müracaat ederek test yaptırmak gerekir. Toplumsal farklılığın artırılması, öncelikli hedef gruplarına bilgi ihtiyacının karşılanması, bulaşma ve bulaşmama yollarına ilişkin farkındalık kazandırılması, damar içi madde kullanımı alışkanlığının önlenmesi, tedavi edilmesi, ortak enjektör kullanımının engellenmesi, risklerin anlatılması, gebelerin taranması önemlidir. Enfeksiyon saptanırsa tedavi ile bebeğin korunması mümkündür.

      Bu kapsamda  amacımız; Sağlık Bakanlığımız bünyesinde Müdürlüğümüzce;  tüm sağlık kuruluşlarımız tarafından insan haklarını gözeterek,hastalığı oluşturan faktörlerle mücadele etmek,her bireyin tanı ve tedavi,bakım ve desteğe eşit ulaşımını sağlayarak, toplumun sağlığını korumak ve geliştirmek, Ülkemizdeki HIV/AIDS çalışmalarını yürütmektir.

Paylaş